Toplumsal Teknoloji Radarı · 3 Ekim – 3 Kasım 2026

İşgücü, yaratıcı emek ve veri merkezleri

İşten çıkarmalar, güvencesiz veri emeği, telif uyuşmazlıkları ve veri merkezlerinin yerel maliyeti.

Sektör bulguları

İşten çıkarmalarda yapay zekâ hem doğrudan gerekçe hem de daha geniş maliyet programlarının etiketi olarak kullanıldı. Kroger 13 Ekim'de üç yılda yaklaşık 3.000 kurumsal çalışanı işten çıkaracağını açıkladı ve teknolojinin işlerin yapılma biçimini değiştirdiğini söyledi. Barclays 22 Ekim'de bu yıl yaklaşık 5.000 işi, yani küresel iş gücünün yüzde 5'ini kaldıracağını duyurdu. Banka yönetimi yapay zekânın bu dönüşümün yalnızca bir parçası olduğunu kabul etti; Unite sendikası ise yapay zekânın çalışanları gözden çıkarmak için bahane yapıldığını söyledi.

Yapay zekâ tedarik zincirinin en alt halkasında Kenya'daki Kakuma mülteci kampında çalışan veri işçileri bulunuyor. The Guardian'ın 8 Ekim'deki saha çalışmasına göre eskiden veri etiketleme ve transkripsiyondan günde 3–6 dolar kazanan mülteciler, artık işlerin seyrekleştiğini ve ödemelerin belirsiz ödüllere dönüştüğünü anlattı. New York'ta Uber, Amazon ve Instacart, uygulama üzerinden çalışan teslimat işçilerini haksız hesap kapatmaya karşı koruyan yeni yerel yasaya 28 Ekim'de dava açtı. Şehrin resmî raporu, kaza ya da soygun sonrasında algoritmik kararlarla hesabı kapatılan işçilerin anlatımlarını belgeliyor.

Yaratıcı emek tarafında, müzik yayıncılarının Anthropic'e karşı açtığı davada mahkeme 21 Ekim'de Claude'un milyonlarca şarkı sözüyle eğitilmesinin adil kullanım sayılıp sayılamayacağına ilişkin argümanları dinledi. Yayıncılar, Claude'un altı ayda yaklaşık 120.000 sentetik şarkı sözü talebi aldığını ve bunun insan söz yazarlarının pazarıyla rekabet ettiğini savundu. Karar henüz verilmedi.

Veri merkezleri, yapay zekânın yerel topluluklara maliyetinin en görünür olduğu alan hâline geldi. ABD'de üç senatörün 9 Ekim'de yayımladığı rapor, büyük şirketlerin yalnızca veri merkezleri yüzünden gereken ortak şebeke yatırımlarının tamamını ödemediğini ve bu maliyetin hane faturalarına yansıyabildiğini ortaya koydu. Norveç'te veri merkezlerinin elektrik talebindeki payı yaklaşık yüzde 2,5'e ulaştı. Onaylanmış bağlantılar hayata geçerse talebin 2035'te 25 teravatsaate çıkabileceği tahmini, parlamentoda yasak tartışması başlattı. Wisconsin'de bir dava uzlaşması, yapay zekâ veri merkezlerinin enerji, su ve topluluklar üzerindeki etkilerinin eyalet çapında incelenmesini zorunlu kıldı.

Bu sektördeki kayıtlar